Pazartesi, Mart 16, 2009

Veda


Ayrilik acisi, hepimiz yasamisizdir...
Sevgilinden ayrilmak, ailenden ayrilmak, kopeginden ayrilmak, arabandan ayrilmak, arkadasindan ayrilmak, okuldan ayrilmak...
Insaniz ama. Alisiyoruz herseye zamanla. Dogamizda var bu.
Neredeyse 2 sene olacak New York'a geleli. Tam tamina 17 gun kaldi buradan ayrilmama. Ne hissettigimi bir turlu cozemiyorum, yazarsam cozebilirim belki diye basladim bu yaziya.
Kendi evimde uyanmak, kendi kahvaltimi hazirlamak, gazeteyi istedigim zaman okumak, aklima estigimde spora gitmek, yemek cagirmak, disari cikmak, icki icmek... Butun bunlari istedigim zaman, istedigim sekilde yapiyorum burda, beni gozetleyen kimse yok. Ozgurlugun son noktasi. Bunlari yaparken nekadar mutlu oluyorum, sokaklarda tek basima yururken, marketten ne istersem onu alirken, bir pazar aksami evde otururken ickimi yudumlarken, DVD izlerken, koltukta hicbirsey yapmadan otururken, meditasyon yaparken... Bu huzuru seviyorum ben burda. Bu ozgurlugu, bu muhtesemligi, yargilamayan insalari, gulumseyen suratlari, positive enerjiyi.
Ama donuyorum simdi.. Istanbul'a; ailemin yanina. Sokakta istedigim gibi dolasamamak, eve geldiginde hesap vermek, her gittigin yerde tanidik bir surat gormek, herzaman bakimli gezmek durumunda olmak, heran telefonun calacak olmasi; iste bunlar.
Ama orasi da Istanbul, eve geldigimde sicak yemek, kopegimin ustume atlamasi, annemin sicak sarilisi, ablamin saatlerce yanimda durmasi, babamin sempatik yorumlari, en yakin arkadaslarim, sicaklik, bogaz, cay, simit... iste bunlar da var.
Onun icin bukadar zaman aldi donmeye karar vermem...
Ama simdi biliyorum, suan bu yaziyi yazarken anladim. Benim burda sevdigim sey ozgurluk, kendi kararlarimla hareket etmek. Orda da yaraticam bunu, burdaki huzurumu oranin sicakligiyla birlestiricem...
Hersey cok guzel oluyor...
Ama New York'un bende biraktigi etki bambaska...
Bir arkadasim bir keresinde demisti bana, herkesin yurt disinda yasamasi lazim diye gulup gecmistim, ama simdi anliyorum Amir seni...

Çarşamba, Mart 04, 2009

MEDITASYON


Hergunumu yazip, o gun yasadigim belli bir konu uzerine odaklanmaya karar verdim. Bugun, sabah uyandigimda aklimda gordugum 2 ruya sahnesi vardi. Ikisyle de ilgili birseyler olacagini biliyordum gun icinde. Bildigim icin, bunu dusundugum icin de oldu. Kuzenimi ve Faye'in bir arkadasini gordum ruyamda. Faye burdaki NewYork'taki ikizim. Ayni seyleri dusunuyoruz, hep ayni seyleri yapmak istiyoruz. Kendimi goruyorum onda..
Bu dusuncelerle gunume basladim, sabah annemle skype yaparak kahvaltimi ettim, hizlica giyindim, ve NewYork'un eksi 8 derece, karli havasinda metroya dogru hizli adimlarla yurudum. Metro da herzamanki gibi cesit cesit insanlar; kitabina konsantre olmus bir kiz, elinde yogurdu icine cereal batirip yiyen baska bir kiz, kostumlu sik is adamlari, dedikodu yapan iki kiz, iliskisinden bahseden bir kadin ve benzerleri... Aklimdan gecti sonra, Istanbul'a donunce insanlarla bukadar icice olabilicem mi acaba?
Isime vardim sonra. Bilgisayari actim, msne baglandim ve islerimi yapmaya koyuldum, msnde ruyamda gordugum kuzenimden mesaj geldi ve 1-2 saat konustuk. Bana birkac ay once, onlari cok ozledigimi soyledigimde, biz herzaman burdayiz Sidni, oranin degerini iyi bil, eninde sonunda doneceksin diyen kuzenimle. Onun bu lafinda benim nekadar guc buldugumu bilmiyor kendisi tabi.
Sonra patronum geldi, yemege ciktik. Bir film produksyoncusu da bizimle yemege geldi. Insanlarin nasil ugrasip, hic paralari olmadan film cektiklerini, bunun icin 10 sene ugrastiklarini, hem islerine gittiklerini, hem de film konusuna odaklanmaya calistiklarini, sonunda inanan herkesin herseyi yapabilecegini anlatti.
Ofise geri donduk sonra. Islerimi hallettim ve aksam 6 gibi isten ciktim. Evime vardim. Birsuru bulasik bekliyordu beni ama ilk once yemek yaptim ve daha cok bulasik yarattim kendime. Bulasiklar hala duruyor. Yemekten sonra Wedding Crashers' i izledim ve bu yaziyi yazmadan once meditasyon yaptim.
Youtube'dan meditasyon muzigi actim, gozlerimi kapadim ve kendimi dinlenmeye aldim. Ayak parmaklarimdan baslayarak, kulaklarima kadar vucudumun heryerine konsantre olup o ani yasamaya calistim, arada aklimdan gecen dusunceleri yok etmeye calissam da, o dusuncelerin gelmesinin en normal seyler oldugunu kendime hatirlatip meditasyonuma devam ettim. Meditasyonu yaparken bu yaziyi yazacigimi da hayal ettim ve benim icin bir motivasyon oldu. Vucudum rahatladi meditasyonun sonunda ve kendimde bu yaziyi yazma gucunu, en iyi yeteneklerimden birini kullanma gucunu buldum. Eger siz de bu gucu ariyorsaniz bir yerlerde, mutlaka meditasyon yapin derim. Gununuze meditasyonla baslamanizi tavsiye ederim, guzel seyler dusunup onlarin olacagini hayal etmenin hayati guzellestirdigini bilin derim.
Evet obur gordugum ruyayla ilgili birsey de oldu merak ettiyseniz; Faye bana arkadasindan bahsetti skypeta, hem de normalde cok konusu gecmeyen bir arkadasi. Siradan olaylar bunlar, kabul ediyorum... Sadece dusuncenin gucunu kanitliyor bence...
Simdi dusunuyorum, yarinimin ve obur hergunumun nekadar guzel gececegini, dunyanin en guzel tesadufleriyle karsilacagimi, suan siz de dusunun emin olun ki, hersey bizim elimizde.. Hayallerinizden vazgecmeyin...
Sevgiler