Pazar, Kasım 12, 2006

Pazar-17.50


Pazar sabahı uyanmak ayrı bir keyiflidir. Uyku alınmıştır, gazeteleri okumaya, güzel bir kahvaltı yapmaya yeterince zaman vardır. Yatakta tembel tembel dönmeye bile vakit vardır. Kahvaltı ve gazete keyfi yatağın içinde bile yapılabilir. Kafaya eserse biraz televizyon da seyredilebilir. Uzun bir banyo alınabilir. Saatlerce telefonda konuşulabilir, güzel bir dvd izlenebilir, bilir de bilir...
Bütün bunlar yapılırken zamanın nasıl geçtiği farkına varılmaz genelde çünkü güzel şeylerdir yapılanlar, haftada bir yapabildiğimiz şeylerdir, o da her hafta bile gerçekleşemez bazen. Bir de bu keyifli işlemler zaman alır, yatakta döneyim, biraz kestiriyim, şu filmi izliyim derken bir bakarız hava kararmış. Ozaman kasvet başlar. Saate bakılır: 17.50. Uyumaya az bir zaman kalmıştır. Öbür gün iş günüdür, erken kalkılınıcaktır, birdaha keyif yapmak için koskocaman bir 7 gün durmaktadır önümüzde. Bu düşünceler aklımıza girdiği an kafamız dolmaya başlar, saçmasapan her türlü negatif düşünce beynimizi kaplar, dışardaki kasvet hava, yarın yapılacak işler, erken kalkıcak olmanın verdiği huzursuzluk derken sabahki deşarjın verdiği haz sıfırlanır biranda. Herşey eskiye dönmüştür, adeta bir işgününde olduğu kadar yorgundur beyin; düşündükçe düşünmekten, kasvetten, maksimumdan minimuma inmekten...
Pazarlar korkutucudur bu yüzden. Ani heveslerle aşık olduğunu sanan erkeklere benzer bu pazarlar. Bu tarz erkekler ilk anda size herşeylerini vermeye hazır gözükürler, ayaklarınızı yerden keserler, hediyelere boğarlar, sizi hayatın merkezi haline getirirler. Ammmma heveslerini aldılarmı herşey yok olur. Hiçbirşey yaşanmamış gibi pişkin pişkin çekip giderler yeni heveslerine. Bu erkeklere nasıl dikkatli davranılması gerekiyorsa, Pazar günleri de dikkatli olunması gerekir. Sonradan kasvetin içine düşmemek için fazla salmamalıyız kendimizi ve akşama doğru saracak olan o hüzünlü duyguya aşina olmalıyız. Alışmalıyız ona ki sıradan birşey gibi gelsin bize, saat 17.50'yi gösterince o kötü his girmesin içimize...

1 Comments:

Blogger Tafa Y. said...

ne o belirttigin erkeklerden, ne de saat 17.50 'den kacis var. eger pazartesi gunu calisacak olmak seni bu kadar geriyor ise, bir de haftanin 7 gunu butun bu saydiklarini yapabilecek kadar vaktin oldugunu dusun. iste o zaman saydigin seylerin sana keyif verecegini hic ama hic sanmiyorum. Dusunmeye ve bizimle paylasmaya devam etmen arzusu ile..

3:27 ÖS  

Yorum Gönder

<< Home