Yanlış Olanın Güzelliği

Sizden yaşça büyük, yakışıklı, serseri kılıklı bir adamla mı öpüşmeyi tercih edersiniz yoksa beşik kertmesi misali ailenizin çocukluğunuzdan beri size uygun gördüğü yaşı yaşınıza uygun bir delikanlıyla mı? Her kızın gözdesi, sexy bakışları olan, kızları üzmekle ünlü bir yakışıklının göz hapsinde mi olmayı yelersiniz yoksa iyi aile çocuğu, bulduğuyla evlenecek tipte olan masum bir gencin mi? Sevgilizle hergün oturup televizyon izlediğiniz senelerin kanepesinde mi öpüşürdünüz, çılgınlar gibi asansörde mi?
İnsanlar yıllardır yanlış olanın peşinden gitmişler, heyecan veren daha çekici gelmiş. Herkes özgürlüğünü yaşamak, başına buyruk hareket etmeyi denemek istemiş. Peki yapılan bu seçimin uzun süreli bir mutluluk getireceğini kim söylemiş? Belki de o ailenizin size uygun gördüğü delikanlı sizin ruh eşiniz de, sadece doğru olanı denemek çekici gelmiyor diye bunu keşfedememişsiniz. Belki de senelerin kanepesinde öpüşmek size büyük bir huzur verebilecekken, siz heyecan yaşamak istiyorsunuz diye asansörde deliler gibi öpüşürken anlık bir mutlulukla tatmin olmaya çalışmışsınız.
Önemli bir soru bu cevabını bulamadığım; heyecanların peşinden gitmek gerekiyor mu, bugün varız yarın yokuz diye düşünerek anı doyasıya yaşamak mı lazım; yoksa geleceğimizi düşünerek planlı programlı, mantıklı seçimlerin peşinden gitmek daha mı doğru? Bu ikisinin ortası bulunabilir mi? Gençken ilk seçeneği uygulasak, yaş ilerledikçe mantığa doğru kaysak uygun olur mu, peki mümkün olur mu? Okadar heyecanı yaşadıktan sonra bunun bağımlısı olmaz mıyız? Heyecana "dur" demenin bir yolu var mıdır?
Bana sorarsanız o heyecan yaşandıktan sonra sizi bağlar, hem de sımsıkı. Herseferinde bir öncekinin iki katı heyecanı arasınız, bulamayınca hayal kırıklığı ile başbaşa kalırsınız. Bu sebepten ötürü, insan kararlarını verirken mantığını da kullanmalıdır, hayatta kendi şansımızı kendimiz yatarırız, herşeyi dozunda ve düzeyli yaşamak lazımdır. Heyecanı da sıfırlamamak lazım tabiki. O ayarı bulmak nasıl olur bilmiyorum ama az heyecan, daha çok mantık doğru olanı gibi gözüküyor...
Genel olarak heyecanlar kötü sonuçlanıyor.

7 Comments:
oha cok sexy. this is my fav so far. i'm addicted to this page!!
goruoruz o serserilerle takiliosunuz, ya sonra dayak yiyosunuz, ya aldatiliosunuz ya da mutsuz mutsuz yaninda aksesuar olarak dolasiosunuz
cok macera ve heyecanin sonu bellidir.
yanlış olanı yapma arzusu, birçok insan tarafından insanlık tarihinin de baslangici sayılmıyor mu zaten?
(bakınız: ilk günah; havva'nın bile bile yasak elmayı yiyerek hem kendini hem de adem'i bitirdiği an)
Demek ki insan yanlış yapma arzusunu yenmeyi bir türlü öğrenememiş. Ne yaparsa yapsın bu dürtüden kurtulamamış. Yanlışın sonucunda cennetten kovulmuş ama dünyevi zevkleri de tatma şansı doğmuş. Demek ki yanlış olanı yapma dürtüsü, insanoğlunun vazgeçilemez 1 parçası.
Yazına gelince; heyecan verici, yanlış olduğu toplum ve sosyal çevre tarafından kararlaştırılan yanlışlar (asansörde fingirdeşmek)ile, katkısının büyük ihtimalle olumsuz olacağı biline biline yapılan yanlışlar (kendisiyle 1 gelecek görülmeyen serseri ruhlu delikanlı) aynı kefeye konulmamalı. Bu iki tip yanlış arasındaki farkı ileriki bir yazında irdelemen dileği ile...
sidni
heyecanlar illaki maceralarda mı saklı? ondan gelen bir mesaj bile seni heyecanlandırabiliyorsa,çok heycan az mantık derim ben..
''herşeyi dozunda ve düzeyli yaşamak lazımdır.''
ama heycan herzAman kötü sonuç dogurmaz:
Heyecan:Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi gibi sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu. Coşku gibi birçok tanımı bir arada barındırdığı için bu durum kişide yasadığı, yAda yasayacagı olayın sonucunun felaket ile sonuçlanacağı Paranoya'sı yaratmakta
''herşeyi dozunda ve düzeyli yaşamak lazımdır.''
ama heycan herzAman kötü sonuç dogurmaz:
Heyecan:Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi gibi sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu. Coşku gibi birçok tanımı bir arada barındırdığı için bu durum kişide yasadığı, yAda yasayacagı olayın sonucunun felaket ile sonuçlanacağı Paranoya'sı yaratmakta
yazilarinda objektif davranip ters goruslerin olumlu/olumsuz yanlarina yer vererek ve belirli bir hukme varmayarak karari okuyucuya birakman hos. senin yaslarinda bircok genc sacmalarken senin bazi seyleri sorgulamani takdir ediyorum. bu yaslar, kafanin karistigi yaslardir.
Yorum Gönder
<< Home