Pazartesi, Aralık 04, 2006

Kariyer Kadınları



Son zamanlarda karşıma çıkan kitapların çoğunun konuları hemen hemen aynı. Kariyer sahibi kadınların kendinlerine zaman ayıramamaları, ailelerini ikinci plana atmaları, işkolik olma yolunda ilerlemeleri... Peki bunun bir çözümü var mıdır? Ben denedim ama gerçekten çok zor. Son iki haftadır sabah 10.00 akşam 18.00 çalışıyordum. Eve gelince pestilim çıkmış bir vaziyette kendimi yatağa atıyordum. Yarım saat kestirdikten sonra yemek dolayısıyla uyandırılıyor ve saat 14.00'den beri yemek yemediğim için, midemi tıka basa dolduruyordum, yemek sonrası bir duş alıyor, kendimi tekrar yatağa atıyor, birkaç sayfa kitap okuduktan sonra uykuya dalıyordum. Haftasonlarımı erkek arkadaşıma ayırdığım için geriye ne aile fertleriyle ne de arkadaşlarımla görüşecek; ne spor yapacak ne de kuaföre gidecek zaman kalıyordu. Üstelik bahsettiğim işe başlama saati 10.00. Bundan 2 saat önce işlerinde bulunmaları gerekenler ne yapıyor onu da merak etmiyor değilim.
Birkaç kilo aldığımı farkedince spora kaldığım yerden devam etmeye karar verdim, pilatese yazıldım ve iş sonrası bu aktiviteyi gerçekleştirir oldum. Bu sefer eve 2 kat yorgunlukla varıyor, kimseyle konuşacak, şakalaşacak halim kalmıyordu. Yatmadan önceki 3 saatimi kendimle başbaşa geçirmek istiyordum. Öyle de yapıyordum. İşte maksimum sosyalken asosyal olmamın, hergün spor yaparken, yediklerime dikkat ederken kocaman bir köfteye dönüşmemin hikayesi bu şekilde gelişti. Sadece iş hayatından 2 hafta almıştı bu süreç.
Bu deneyimlerimden sonra kariyer kadınlarının hayatlarının (bir de çocuklu olanlar düşünülürse) nekadar zor olduğunu anladım. Birkaç tavsiye verebilecek duruma da geldim. Hayatı hafife almak lazım. İş hayatında stres almassak çok yorulmayız. İnsanı en çok yoran şey strestir. O hafiflikle işten çıkıp yarım saat sporumuzu yaparsak, yediklerimize dikkat edersek, güler yüzlü olmayı başarabilirsek herşey çok daha kolay olur. Son okuduğum kitap; Sophie Kinsella'dan "Pasaklı Tanrıça'yı" da bu konuda ders almak için tavsiye ederim. Hem çok eğlenceli, hem çok hafif, hem de hayatın gerçekleri kolay bir dille anlatılmış.
Biz kadınlar herşeyi başarabiliriz; hayata pembe gözlüklerle baktıktan sonra...

2 Comments:

Anonymous Adsız said...

Sidnoş seni çok tebrik ederim. Bu kabiliyetinden hiç haberim yoktu. Hobi süper bişey, ama bence hobi olarak bırakma yazı yazmayı ve bu konudaki yeteneğini geliştir. Kafandakileri yazıya dökebilmek büyük bir yetenek bence. Hiç bi zaman beceremedim :) keep up the good work!!!

2:42 ÖS  
Blogger biri said...

welcome to the real life sidni!

2:50 ÖS  

Yorum Gönder

<< Home